Türk Lokumu Serüveni

02 Haziran 2021
Türk Lokumu Serüveni

Lokum, Türk kültürünün en vazgeçilmeyen lezzetlerinden bir tanesidir. Her biri farklı lezzetlere ve içeriklere sahip olan lokum çeşitleri, sadece ülkemizde değil dünya üzerinde birçok ülkede de beğeniyle karşılanır. Bu sayede Türk lokumu her zaman sevilen bir tat olmayı başarır. Bu yazımızda Türk lokumunun tarihi serüvenini ve bugünkü halini almasının keyifli yolculuğunu anlatacağız.

Geleneksel Türk Lokumunun Heyecanlı ve Unutulmaz Tarihi

Türk lokumu sıradanlıktan uzak farklı tatları içerisinde barındıran dünyaca bilinen bir lezzettir. Kimi sade, kimi fıstıklı, kimi ise çifte kavrulmuş lokumu tercih eder. Lokumun ülkemize gelmesi ise M.S. 226-652 yıllarına rastlar. Tarihin en önemli medeniyetlerinden bir tanesi olan Sasaniler döneminde “abhisa'” isimli bir tatlı bulunur. Abhisa tatlısı lokumun bugünkü halini almasının ilk basamağıdır. Aslında abhisa ile lokumun yapılışı birbirinden çok farklıdır. Ancak tarihteki ilk lokum olarak bilindiği bir gerçektir.

Lokum, Osmanlı’dan başlayarak dünyaya açılmayı başaran bir tatlıdır. O yıllarda lokuma “rahat ul-hulküm” denirdi. Kelime “boğaz rahatlatan” anlamına gelirdi. Lokumun Avrupa’da tanınması ise bir İngiliz seyyah sayesinde olur. 18. yüzyılda bu seyyah rahat ul-hulkümü Avrupa’ya götürür. Avrupalılar lezzete hayran kalır ve lokumun şanı dilden dile dolaşır. Artık lokum Osmanlıdan dünyaya açılmış olur.

İlk lokum üretimi ise 1777 yılına tekabül eder. Lokumun ilk üreticisi olarak bilinen Hacı Bekir Efendi Kastamonu’da yaşar. Ancak İstanbul’a gelerek bir dükkân açar. Bahçekapı’da açılan lokumcu dükkânı küçük olmasına karşı yoğun ilgi görür. Lokumların lezzeti ve benzersiz tadı Hacı Bekir Efendi’nin saraya Şekercibaşı olarak alınmasını sağlar. Bu sayede Osmanlı Devleti’nin şekerlemelerini de Hacı Bekir Efendi yapar.

Vazgeçilmeyen İkili: Kahve ile Lokum

Türk kültürünün en sevilen geleneklerinden bir tanesi de kahve içmektir. Ancak kahve hiçbir zaman yalnız başına ikram edilmez. Gelen konuğa kahve ile birlikte lokum sunulur. Aslında kahve ve lokumun birlikte sunulması da Osmanlı zamanından gelen bir alışkanlıktır. O yıllarda gelen misafire lokum ikram ederek “tatlı yiyip tatlı konuşalım“ denir.

Lokum ülkemizde gördüğü yoğun ilgiyi farklı ülkelerde de görmeyi başarır. Lokumu seven kişilerden bir tanesi de Napolyon’dur. Fransız Devlet Başkanı olan Napolyon Türk lokumunu denediği ilk günden itibaren bir türlü vazgeçemez. O yıllarda Napolyon’un Osmanlı bir tanıdığı Avrupa’ya gelir. Napolyon ise tanıdığından lokum ister. Fakat gelen lokum birkaç paket değil, kasa kasadır.

Lokumu seven kişilerden bir tanesi de Picasso’dur. Ünlü ressam Pablo Picasso eserlerine başlamadan önce lokum yiyerek konsantrasyonunu toplamayı alışkanlık haline getirmişti.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.